Mutluluğun Reçetesi by

Deneyimli Uzmanların Hayat İncileri

Dolunay Akrep ve Yeni Ay Boğa

DOLUNAY AKREP VE YENİ AY BOĞA

Nedir sahip olduklarımız? Bunun bizim için anlamı nedir? İnsan sahip olduklarında mı saklıdır yoksa sahip oldukları onda saklı olanlarla mı alakalıdır? Yaşamımızda olanlar mı bizi anlatır yoksa insan gidenler, kalanlar ve gelenlerin toplamında her şeyi anlamlandırarak o büyük resmi mi ortaya koyacaktır?

Akrepteki dolunay bize ‘’ Artık sahip olduğuna inandıklarının, sana sahip olarak yaşadıklarını hatırlama zamanı! ‘’ diyor. Sanarız ki sahip olduğumuza yahut sahibi olduğumuza inandıklarımız bizi yaşatır; halbuki biz onları yaşatırız ki bu aslında kendimizi yaşatmayı ve kendimizi yaşamayı ıskalamaktır. İnsan önce kendine ihtiyaç duyacaktır. Bunun farkına varamadığında, dışarıda olanı içeride sanacak ve içeride olanın dışarıda olanı yarattığını hatırlamakta zorlanacaktır.

Aşk, bir yaratım anıdır. Aşk, andadır. Öyle bir andır ki o an, size şunu bağırır: ‘’ Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır! ‘’ İşte aşkın Fehat’a dağları deldiren, Mecnun’a çölleri aştıran gücü buradan doğmaktadır. Aşk, bir yıkımdır aslında ve burada yıkılmakta olanın, insanı kendisini içine hapsettiği duvarlar olduğunun farkına varılmalıdır. Yaşamımızda bize eşlik edecek olan, tamamen ruhumuzun yaşamda var olma seçimleriyle alakalıdır. Ne olmayı seçtim ve şimdi neredeydim? Ne kadar kendimdeydim ve ne kadar kendimi es geçmiştim? Bunları anlamak önemli!

Bu akşamki dolunayın etkilerini uzmanlarımızdan öğrenin
HEMEN ARA

Yeni Ay boğada ne olacak? Artık sahip olmak, sahibi olmanın yerini bütün olmak ve o bütünde kendinde, kendinle olmak alacak. Sen olan, seninledir ve senden giden kendine gitmektedir ki bu sen olup da sana gelenin habercisidir. Bazen giden gelir ve bulduğu kendi, bulduğun kendin olup da seninle buluşabilmiştir. Bunu anlamak önemlidir. Kendini bulamayanın eksiktir ışığı ve kendiyle olanın yakındır doğumunun armağanı! Ne der Yunus? ‘’ İlim, ilim bilmektir; ilim, kendin bilmektir! ‘’ İşte kendini bilmek, yaşamın bize armağanı olan o sesi duyabilmektir. Doğanın sesi! Kış küser mi karanlığa? Bahar geldiğinde, kaybeder mi coşkusunu? Asla; çünkü bilir yaşam, üç kışsa, üç mutlaka yaz olur da bedenlenir.


Yazın çalışan karınca, kışın rahat edecektir. Ağustos böceği belki kışı göremeyeceğini içten içe bilir. Mühim değildir. Herkes yüreğinin ışığında kendini bulabilir ve kimsenin bulduğu kimse olup da her kaba sığacak değildir. İşte bunu anlamak gerekir. Yaşamda özünü bulmak ve o özde kendini bulmak ve seni tamamlayacak o parçayla buluşmak, onda eksik kalanı tamamlamak ve buna açık olmak! Kaçtığın kadar kaçar, olduğun kadar olur. Neyden kaçtığın kadar? Kendinden… Kendinden kaçtığın kadar kaçar senden ve kendinde olduğun kadar sende olur ki kendindeysen, yol yeni bir ışığa açılırken yüreğin, olanların ne olduğunu duyar ve böylelikle o, senin yarınına doğan ışık olur.

Venüs boğaya geçiyor olacak bu ay sonunda, yeni Ay öncesinde, yani Aşk Tanrıçası Afrodit, kendini en huzurlu ve güvende hissettiği yerde olacak; bununla birlikte şu an fırtınalar kopuyor! Bunun anlamı, şu an insan yeni bir zamanın ışığına hazırlanıyor! Bu öyle bir yol ki burada karşı tarafa ancak niyeti saf, yüreği ışık olanlar geçebilirdi. Bunu anlamak gerek! Aşkı aramaktan öte aşk olduğunu hatırlamak gerek!

Yaradan, yaradılanı aşktan yarattı ve işte o aşk olduğunu hatırlayan, insandı!

İşte bu, şimdilik!

Sizi seviyorum,

Hüseyin Akdağ

 


Aşağıdaki yazılarımızı da beğenebilirsiniz...