Mutluluğun Reçetesi by

Deneyimli Uzmanların Hayat İncileri

Gerçek Tarot Öykülerinde Bu Hafta: Orhan Hoca ile Sinem

 

ORHAN HOCA İLE SİNEM

Bir gün sakince oturmuş, randevumu bekliyorum. Kapım çaldı. Açtım.

Kapıda yaklaşık yetmiş yaşlarında, elinde kitap olan bir beyefendi belirdi. Önce bir yanlışlık olduğunu düşündüm. “Buyrunuz” dedim, “kimi aradınız?” “Medyum Helin’i görmek istiyorum, randevum var” dedi. Bana kendi yazdığı bir kimya kitabını hediye getirmiş. Şaşkınlığımı üzerimden attım ve seansımıza başladık:

 


 


 

“Ben faldı, tarottu anlamam, bilim adamıyım” dedi. “Yalnız genç bir meslektaşım size gelmiş, o önerdi sizi; çünkü ben kendimle başa çıkamıyorum. Kimya profesörü oldum ama duyguların ve insanın kimyasını çözemedim. Helin hanım çözer dedi. Ben de size geldim. Yetmiş iki yaşında bir profesör olarak utanıyorum” dedi. Ve başladı anlatmaya...

“Ben evime çok yakın olan, hem öğrencilerin hem hocaların gittiği üniversite lokaline giderim her gün. Orada mezun bir öğrencimin bir arkadaşıyla tanıştım. Adı Sinem. Otuz yaşında. Çok parlak, akıllı bir genç kadın. Bilemezsin. Tam bir kitap kurdu. İşletmeden mezun olmuş. Bu kadar mı akıllı olur bir genç kadın.. Ve de güzel... Narin bir görüntüsü var. Okumadığı kitap kalmamış, sürekli birşeyler anlatıyor, sorguluyor. Arkadaş olduk. Dost olduk. Hem de çok komik biri, güldürüyor beni. Hediyeler alıyorum bazen ona; önemsiz şeyler... Çorap alıyorum mesela, çok seviyor rengarenk çorapları. Dertleşiyor benimle, aşklarını anlatıyor. Annemi anlatıyorum ona. Fotoğlaflar çekiyoruz, bastırıyorum her birini. Fotoğrafları duvarlarımı süslüyor. Mutlu oluyor görünce. Çikolata seviyor bir de. Onu mutlu etmek tek düşüncem haline geliyor.Her gün gelsin istiyorum, hiç gitmesin.”

“Ben hiç evlenmedim Helin hanım, çocuğum yok. Aslına bakarsan kimsem yok... Allah’ın bana ölüme yaklaşırken gönderdiği bir hediye Sinem. Ben ona aşığım. Bu yaşta en güzel aşk şiirlerini onun için yazıyorum. Kimya profesörünün kimyası bozuldu. Bana yardım edin. Ne yapmalıyım Helin hanım?

Karşımda elleri titriyor ve yaşlar gözlerinden süzülüyordu. “Bakın” dedim “Orhan hocam.” “Aşkın yaşı yok. Sinem otuz yaşında, kendi kararlarını verebilecek bir genç kadın. Sevginize bir kalıp bulmak zorunda değilsiniz. Sizinki fiziksel bir dürtü değil, duygusal bir yakarış. Bırakınız olduğu gibi... Sinem belli ki sizin sevginizden rahatsız olmuyor. Ne mi olacak? Bir gün Sinem aşık olacak ve sakince aşkına gidecek... O dönem gelene kadar sizin payınıza düşen sevgiyi yaşayın. Kendinizi yargılamayın.”

Orhan Hoca ile Sinem dört sene boyunca görüştüler, üstelik adı konulmamış, çok masum bir sevgiyle. Sinem bilmediklerini Orhan Hoca’dan öğrendi, Orhan Hoca ise daha önce yaşamadığı duyguları tuttu. Sinem duyguları, empati yeteneğini ve yaşamı Orhan’dan öğrendi. Ve  bir gün aşık oldu... Murat'a. Ama ne zaman bir dosta ihtiyacı olsa Orhan’a gitti, onunla dertleşti.

Bu tarot masalı da böyle bitti. Orhan Hoca bugün ciddi bir ameliyata girecek. Canın yoldaşı başında. İyi ol lütfen...  Yılların Helin’i ben, Aşkı senden öğrendim. Sinem, Murat ve ben senin için dua ediyoruz.

Sevgiyle,

MEDYUM HELİN

 

 



 

Diğer yazılarımıza da göz atın:

 

 

 

 


Aşağıdaki yazılarımızı da beğenebilirsiniz...