Mutluluğun Reçetesi by

Deneyimli Uzmanların Hayat İncileri

Aslında Neyi Özlüyoruz? Anıları mı, Yoksa Şahısları mı?

 

Anılar mı, Şahıslar mı?

Merhabalar canlarım..

Son zamanlarda özellikle en çok aldığım sorular üzerine konuşmak istiyorum bugün. Konumuz özlem duyduklarımız, aklımızdan çıkaramadıklarımız. Sorunların çoğu şu şekilde:

"Eski sevgilimi çok özledim" veya "Eski sevgilimi rüyamda görüyorum.” Peki özlem duyduğunuz gerçekten eski sevgiliniz mi? Buna emin misiniz? Bir danışanıma olayı şu şekilde anlatmıştım: İnsanlar bir şeyler hissettiği kişilerin en ufak tebessümünden en büyük sürprizine kadar her ayrıntıyı beynine kazır. Bu ayrıntılar bizi mutlu eder çünkü. Örneğin sana “gülüm” demiştir, o an beynine öyle bir yerleşmiştir ki. Ya da sana ayıcık almıştır mesela...

 


Tıklayın, Uzmanımız Aşk Hayatınıza Dair Her Soruyu Yanıtlasın...


Ayrılırsınız, sebebi önemli değil... O her ayrıntısını kafana kazıdığın kişi şimdi senin için bir yabancıdır. Peki sence de eğer karşındakiyle aranda gerçekten güçlü bir sevgi olsaydı bu ilişki biter miydi? Hayır! Bir taraf muhakkak ki alttan alır veya görmemezlikten gelirdi; ilişkiniz bitmezdi (Aldatma haricinde tabii ki. O kişi aldatıyorsa, beynine kazıdıklarını bırak ismini zikretmeyi bile haketmiyor.)

İşte konumuz tam da burada başlıyor. Sen bu kişiyi değil, onunla geçirdiğin günleri, saatleri, birlikte gittiğiniz yerleri; yani anılarını özlüyorsun! Yolda yürüyorsun ve karşına gül satan bir çiçekçi çıkıyor. Senin hatırlamana gerek yok. Bilinçaltın o kadar kuvvetli ki, geçmişe gidiyor. Bir de bunun devamı var. Gülü gördün, sonra bir mağazaya giriyorsun. Karşında kocaman bir oyuncak ayı. Bir mekana gidiyorsun, çalan şarkıyı birlikte dinlemiştiniz.

Bunlar birikiyor, birikiyor... Hele ki hayatında birisi bilinçaltın bu sefer seni çat diye uyarmaya başlıyor. Zaten duygusal bir boşluktasın, konuşacak bir karşı cins, ilgi alaka arıyorsun. Anında geçmişe dönüyorsun ve yas tutmaya başlıyorsun. Sonra da dikiz aynasına bakmaktan önünü göremiyorsun! Bir kitap okumuştum. Kitapta şöyle diyordu:

“Uzayan kısalan saçlardan, sana ait olmayan anlardan, gitmediğin yollardan yorulmadın mı?” (Kemal Hamamcıoğlu)

 


<< Sana geri dönecek mi? Medyum Gülcan Turhan senin için yanıtlasın! >>


 

Gerçekten yorulmadın mı? Bence yoruldun ama o duygusal boşluğa düşmemek için kendini geçmişe odaklıyorsun. “Ben çok özledim, çok seviyordum” diye kendini hırpalıyorsun. Şimdi itiraf et! Ama gerçekten dürüst ol, en azından kendine karşı! Hemen hemen her ilişkinin sonunda bunları yaşamadın mı? Evet yaşadın, yaşayacaksın da. İnsanız, yapımız bu... Sevmeye ve sevilmeye ihtiyacımız var! Ama sevgimizi hak etmeyeni değil.

Acı bir gerçek daha var: Doğru insanı bulana dek bunu yaşayacaksın. Şansın varsa çok çekmezsin bu duyguyu. Bir ayet var, bu durumu çok güzel özetliyor:

"Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır vardır.. ALLAH bilir, siz bilemezsiniz” (Bakara/216. ayet)

Gerçekten harika özetlememiş mi? Zaten hayırlısı ise bu kişi eninde sonunda size döner, kaderinde varsa olacaktır! Hayırsızsa da neden olsun ki?

Şimdi vakit, oturup düşünme ve toparlanma vakti. Yak mumları, aç müziği, bu konuştuklarımızı bir düşün.

Anılar mı, yoksa şahıslar mı?

Gülcan Turhan

 

Seveceğini düşündüğümüz diğer yazılar:

 

 

 

 

 


Aşağıdaki yazılarımızı da beğenebilirsiniz...

Hayır Demeyi Nasıl Öğrenebiliriz?

Hayır demeyi öğrenin ve seçimlerinizin arkasında durun!
Yaşadığınız bu kadar sıkıntıya rağmen, hayır demeyi ve seçimlerinizin arkasında durmayı öğrenme şansınız var.
Hadi bakalım, bize kulak verin!

Devamını oku
Elif Kalendaroğlu

Elif Kalendaroğlu